2026 yılında Özel Eğitim. Ne durumdayız? Ailelerimiz, çocuklarımız ve öğretmenlerimiz… Genel olarak zor kabul edilen bir meslek. Zor da olması gerek bi yandan. Para karşılığı yapıldığı da unutulmasa gerek.
Öte yandan öğrencilerimiz, çoğu zaman akışa dahil olmuş şekilde devam etmekteler.
Ailelerimiz. Kendilerine vakit ayırmak gibi muhteşem bir fırsat da önlerinde. Tabi haksız da sayılmazlar. Yıllar süren eğitim (mi acaba diye de sorsak?) ve çok az gelişme belki yerinde sayma.
Okulda ise öğretmenden şikayet: Ahmet şöyle yapıyor, böyle yapıyor. Şu problem davranışı var. Acaba “Özel Eğitim Öğretmeni” olarak “ne” öğretmeni olduğumuzu tekrar mı hatırlasak? Görevimizi yapmakta zorlanmamıza neden olan durumlar değil mi ki farklı bir branş olarak ortaya çıkmamıza neden olanlar.
Farklı bir bakış açısıyla da genel olarak kolay kabul edilen bir meslek. sıfır aile beklentisi, alan bilgisinden uzak okul yönetimi dolayısıyla öğretmen ne yapsın? ve boş vermiş öğretmenler. Bunlara alan bilgi ve deneyimi yetersiz alan öğretmenlerimizi ve Halk Eğitim Merkezlerinde 80 saatlik özel eğitim kursu alan alan dışı öğretmenlerimizi -bir kısmını- ekleyebileceğimizi sanıyorum.
peki
ne yapmak lazımdır ki? doğru olan, müstakim olan nedir? Kimileri ibret almak lazım diyor. İbret almak deyince biraz da biz öyle değiliz, öyle olanlar onlardır gibi bir aklama da aklıma gelmiyor değil. en azından, kendim için ne yapabilirim diye baksam daha güzel olacak muhtemelen. İnsanları değiştirmeye çalışmak, sanki boşa kürek çekmek gibi değil mi? kendimi değiştirmeye çalışmak, daha bi güzel.
bi davam olsun, istiyorum. Mefkurem belki de. istemek de yetmiyormuş ki onu da çokça deneyimlemek nasip oldu, elhamdülillah. O halde, bir yol seçmek lazımdır. Yürümek lazımdır. O yolu çiçeklerle süslemeye karar vermek, lazımdır.
ee bu site de o kararlardan biri daha olsun. Rabbim sebat etmeyi, evvela O’nun yolunda yürümeyi ve hayırlı bir öğretmen “olabilmeyi” nasip eylesin.
Bismillah…

